29 Ağustos 2012 Çarşamba

Git

işlerimiz mesleğimiz yaşamsal ereklerimiz, 
tatilimiz, ekmeğe mahkum hareketimiz, mecburiyetimiz, 
alın terimiz ürettiklerimiz,..duvarlara astığımız ceketlerimiz,..
erzak biter,eşya eskir, amaç yenilenir, ev yine kapıyı gösterir, 
kazan, taşı yükünü getir, nesneler tüketilmek içindir, ..ev git der

Nitelik

dünya bir solunum cihazına bağlı ve sürekli ilaç veriliyor, toprak günü kurtarıyor, nehirler çıkış yolu arıyor, ..doğanın ölümü kökten bir değişimi getiriyor ..fakat..ekolojik insan bitmeyen kibiriyle- beyin ölümü gerçekleşmiş olmasına rağmen- evreni yönetmek iddiasında ısrarlı
değişim yolu kafadan değil mideden geçiyor çünkü çoğunluğa göre 'düşünmek karın doyurmaz' ve sahip olmak için hareket gerekir; bu hareketin niteliği önemsenmediği için para, toplum haline geldi ve zorunlu olarak toplumu dağıtmaya başladı.

28 Ağustos 2012 Salı

Seçim

en iyi varoluş şekli intihardır ama o kadar canlı değiliz, 
yaşarken ölümü seçmişiz,..
en iyi yok oluş şekli yazmaktır ama o kadar cesur değiliz, 
yaşarken korkuyu seçmişiz

Dönüş

çölde görülür en güzel serap,
susuz çaresiz teselliye muhtaç,
okyanusun tuzağıdır girdap,
çeker kendine gayesiz harap,
ve böylece tekrarlanır sefer,
sesin yankısıdır çölün sancısı,
varlık kendine er geç döner,
dönme dolap sıkıntısı

Felsefe

İstibdat döneminde istiareye yatıp istemsiz olarak istiflemiş olduğu tüm istihbaratı istisnai bir istifadeyle istişare eden kişi isteklerinden istifa etmiş, sizce ne kadar istekli, rüyada mı,istenç konusunda istençsiz mi?

İlham

adım bilinmese de olur, 
cümlelerim adımı yaşatacaksa, 
ilhamın uykusu gelmez, 
bilinç uykuda olsa da...
adlara takılan ilhamı kaybeder, 
hapsolur maddeye, 
uyanıkken de uyur ihtiyaç diye

Vahşet

hisleri ölmüş beşerin, 
iyilik namına adı vahşetin, 
çıkmaz sokağında gerçeğin, 
suskundur çığlığı dehşetin; 
başladı bir devir, adı Kıyım, 
sessizlikte büyür acı adım adım, 
insanın insana yaptığını, 
gözler görmez, ses vermez, 
gerekir mi tanım

Naçar

konuştuğumuz sanki duvar, 
ne pencere ne kapı var, 
iki kulak iki göz ama, 
görmez işitmez, naçar 

Müjde

can sürümek bir günde, 
bitişe yürümek her sürgünde, 
ve her sabahın gülüşünde, 
başlamak söze sevinçle,...
böyledir can tükenir, 
her gözde acıyı tüketir, 
ve yine büyür içinde, 
her sabahın müjdesinde