Cennet, annelerin ayakları altında değil karnının içinde
Bir kördüğüm gibi taşırız onu,
Silinmez bir iz hepimizin bedeninde
Uzun yollardan geçtik zamanın başladığı günden beri
Bize kalsa hiç yola çıkmayacaktık belki de!
Var olmuş ve olacak her ne varsa arayış içinde
Dil yabancı Ölüm sancı
Kim isterdi cenneti kaybetmeyi, sonsuz huzurdan vazgeçmeyi?
Ödüller cezaya dönüşürken
Kim ister umudun işkencesini?
Bütün olmak bir özlemden ibaret
Aldanışın kaygan zemininde kuru bir yer aramak kendine
Ve tamamlandım demek için
vazgeçmek kendi parçandan
öteki uğruna..!
Göbek bağımı kestim dünyayla
Yine de aitim ona bucak bucak kaçsam da
Tilkinin kürkçü dükkanına döndüğü gibi
Cennet de sıkıntılıdır, ayrılık kaçınılmaz olunca..