23 Aralık 2012 Pazar

Teknik Yalnızlık

Günümüzde kendini 'iyi' hissetmenin trend olduğu, sanal alemde sanal arkadaşlık kurmanın var olan hedonist yapıyı daha da kuvvetlendirdiğini görmekteyiz. Artık her şeyin bir yedeği var! Aslını bulamayan yedeğiyle idare ediyor ve geçici heveslerin geçici tatlarıyla avunuyor. Hatırlamak ağır bir yük haline geldi.
Akıllı telefonundan bir tuş darbesiyle bütün telefon numaralarına erişebilen genç, bu numaraların silinmesi halinde ani bir telaş yaşıyor. Çünkü biliyor ki en sevdiklerinin numarasını bile hatırlayamıyor! Neyse ki bu hal kısa sürüyor da aynı genç yedeklediği dosyalardan istediği numaralara erişebiliyor. O kısa an, ona bir felaket hissi yaşatıyor fakat hayatın gerçek acılarına duyarsız ruhu ufak bir sendelemede hemen depresyona sokuyor onu. Ne bir uyarıya tahammülü var, ne beklemeye ne de hatırlamaya. Artık sosyal ağlara emanet sırlarımız ve hazlarımız var.
Bu durumda zihin gitgide tembelleşiyor. Öğrencilerimiz kağıt kalemi unutmak üzere. Bir kitap sayfasının üzerinde gezmeyen elleri asla bilemeyecek bilginin kıymetini, ya da soğuk bir ekrana odaklanmış gözleri asla bilemeyecek anıların sıcaklığını.
Sanki gizli bir anlaşma var bilgisayarla aramızda. Çağlar boyu ölümsüzlüğü arayan insan ruhu yapay makinelerle her bilgiyi sonsuza dek tutacağını ve bu yolla belki bir gün bilincin devrimini gerçekleştireceği umuduyla geliştiğini zannediyor. Ta ki bir gün tüm elektrik sistemleri kendini imha edene dek. O devrin yakın olduğunu düşünüyorum. Çünkü insan beyni de elektriksel bir devre, ve biz onu makineleşmeyle tembelliğe itiyoruz. Hiçbir şey düşünmek istemeyen insan beyni, ruhunu da aramayı bıraktı artık. Soğuk makinelerin akıllı sistemlerinde ruhun gerçekliğine kendini yabancılaştırdı. Bir gün bedensel tembelliğimiz bizi uyuşturunca merakımız da bitecek. Değerlerin gereksizliğine inanmış yeni nesil paranın gücüyle her lükse kavuşunca arayacağı hiçbir şey kalmayacak. O vakit ya birbirine saldırıp yok edecek, ya da dünyayı saran ağların içinde yalnızlığıyla kaybolup gidecek. Gerçekten var olmak yerine 'iyi' hissedeceği ortamlara razı olur hale gelecek. Peki nereye kadar?

Hiç yorum yok: