13 Aralık 2012 Perşembe

Hepsi Sensin

Kimse bedel ödemek istemiyordu. Bütün bedelleri ben ödeyecektim. Yani pilot olmam yetmiyordu; uçağı da ben alacaktım hatta yolcu da ben olacaktım, teknisyen de..
Erdal Demirkıran

Bir ömür boyu kendi uçağımın yolcusuyum, farkındayım. Ne kimseyi suçlarım ne de hata bulurum. Çünkü yola çıkmadan önce olası teknik sorunları hesaplamıştım.Pilot olmak istemedim en başta fakat zamanla öteki tüm bedeller ödenmişken kendimi riske atamazdım. Küçük bir hatada pilotu suçlamak bana göre değildi. Uçağı taşımak zorundaydım ve sonunda bunu da öğrenmek zorunda kaldım. Tek bir şey kalmıştı: hava muhalefeti! Tüm bedellerin dışında ilahi kader diye adlandırdığımız şey bu olmalıydı. Hava raporu takip etmekle olmazdı bu iş, fırtınanın gelişi bazen sessiz olurdu. Tek yapabileceğim hazırlıklı karşılamaktı bu durumu ve bedeli biraz korkuydu; o da olsun, kuraldı sanki korkmak. Bizi türlü tehlikeden koruyan bir kalkandı korku. Buna rağmen yolculuk bitmedi devam ediyor. Bakımlar sürüyor, hava şartları değişiyor.
Şimdi bedeli paylaştığınızı düşünün. Tekniker başkası olsun ya da uçak bir başkasının olsun. Nasıl değişirdi her şey! Sorumluluğun sizin kontrolünüzden çıkışı var olan korkuyu daha da vahim hale getirirdi. O vakit tüm hataların sorumlusu kişinin kendi iradesidir çünkü izin veren kendisidir. Teknikerin yaptığı işten ne kadar emin olabilirim ki? Sadece can güvenliğimi ona emanet etmiş olmanın sıkıntısını yaşarım. Bu da nihayetinde ağır bedeller ödetebilir bana. Sanki tek başına olduğunda her şey yolunda mı gidecek diyorsunuz, hayır elbette hayır. Ben sadece en az riskten bahsediyorum. Bütün bedelleri ödemeye hazır cesur insanlardan bahsediyorum. En az risk alarak kaçan gruptan değil! Tüm yanlışlarının sorumlusu kendisi olan ve bunu bilen insanları alkışlıyorum. Kendi benliğini merkezde tutarken kurban durumunda görünüp nemalanan zayıf iradeli insanlardan imtina edin diyorum.

Hiç yorum yok: