6 Ekim 2012 Cumartesi

Yorulmayın Boşuna

Zaman sen nelere kadirsin azizim! En sevmediğim şeyleri sever hale geldim; önyargılarımı oluştuğu andan itibaren tanıyorum ve diyorum ki yine beni hatalı çıkaracaksınız..Tam da öyle oluyor, zaman hiç beklemediğim anda uzak olanı yakınlaştırırken yakın olanı da uzaklaştırıyor. Hiç olmaz dediğim şeyler oluyor ya da tam tersi. Sağlığım kötüye gittiği için mentollü gıdalar almak zorunda kaldım, yeşil çay içmek ve sağlıklı besinler tüketmek zorunda hissettim kendimi. Hiç sevmediğim mecburiyetler zamanla vazeçilmezlerim oldu! Sevdim onları..Zevk veren ne varsa zarar da veriyor. Peki hiç zevk almayacak mıyız bu güzel hayattan? Hep ne kadar kilo aldık, ne kadar harcadık, neye sevindik vs vs bunu mu düşüneceğiz? Çok yorucu bu..Kaldı ki zaman her şeyi yoluna koymuş. Bugün üzüldüğümüz yarın sevinç kaynağı olabiliyor. Su akıyor, yolunu buluyor. Nedir bu endişe, bu tasa, bu hesapçılık? Çok para kazandınız sevindiniz yarın iki misli kaybettiniz üzüldünüz, iki misli çalışmak lazım dediniz, ee sonra? Hep böyle mi döner bu çark?Hep bir şeyleri geri kazanmak ya da daha çok kazanmak için? Çok yorucu çok, çıkın toprakta yürüyün, denizde yüzün, çok daha karlısınız..

Hiç yorum yok: