8 Ekim 2012 Pazartesi

Kulaklarınızı Açın

Dinleyici sağırsa müzik hiçbir şeydir. Evrenin müziği herkes tarafından duyulmaz. Öyle çok nota öyle çok birleşim ihtimali vardır ki bu müzik ve niteliği duyan kulağa göre ya hoş ya da nahoş olarak yorumlanabilir. Yaşadığımız olaylara tepkilerimiz de öyle. Ritmi kaçırmışsak bir sonraki notanın sırası da değişir ve tam bir kaos hali..Kiminin kulakları tamamen kapalıdır; orkestra çalar müzik devam eder ama onlar hep aynı yerdedir..seslerin olmadığı bir mekanda...Yaşadığımız her an biraz yavaşlarsak ve adımlarımız daha estetik hale gelirse bu müziği herkesin duyabileceğini düşünüyorum. Sadece estetik bir bakış açısı gerekli bize ve her şeyin kırılgan olduğunu fark etme hali. Bu kırılganlığı bir kusur değil de bir yavaşlama ihtimali olarak ele alırsak farklı notalar erişecek kulaklarımıza, belki de daha önce hiç duymadıklarımız. Sonra sinir ağlarında yeni yollar açılacak ve biz bunları tekrarladıkça ritm de değişecek adımlarımıza göre. Uyumu yakalamak öyle kolay bir şey değil, tüm notaları anlamlandırma sürecinde kulaklarımıza da iyi bir eğitim şart. Evrenin devasa orkestrası birkaç çalgı aletinden oluşmuyor ki..Bu kadar basit görmeyelim müziği..

Hiç yorum yok: