20 Ekim 2012 Cumartesi

İnsan Özel bir Varlık Mıdır?

Şüphesiz en çok sorulan sorulardan olmakla beraber standart bir yanıt aldığımız temel çelişkilerden biridir bu soru. Kesinlikle evet diyecektir birçoğumuz. İnsan özel bir varlık olmasa hayvandan ne farkı kalırdı değil mi? Özellikle özgür iradesiyle verdiği tüm kararlardan sorumlu olması durumuyla gerek semavi dinlerin gerekse toplumsal normların çerçevesini çizdiği 'özel' bir hayatı var insanoğlunun. Bizi öteki canlı varlıklardan ayıran temel farklılığın aklımız ve buna bağlı fikirlerimiz olduğu gerçeği bizi evrende müstesna bir yere mi getiriyor? Bir bakıma evet bir bakıma hayır. Ayrıcalıklı oluşumuz Yaratan gücün emrimize sunmuş olduğu canlı cansız tüm varlıklar üzerinde sarsılmaz bir egemenliğimiz ve gücümüz olduğunu mu gösteriyor? Klasik anlamda ortalama fikir sahipleri bu soruyu kendine sormaz bile, çünkü onlar için insan mutlak egemendir ve her şeyi kullanabildiği ölçüde değerlendirir. Bu süreç mutlak surette kendi faydasına dayanır. Ben özel olduğum içindir ki tüm varlıklar benim için yaratılmıştır ve bana hizmet eder anlayışı onu birtakım sorumluluklardan azade 'sömüren' bir varlık olmaya da iter. "İnsan beyni yaşayan bir fosildir" diye okumuştum bir yerde. Gerçekten de tüm yaşanılmış dönemlerin izinin beynimizden silindiğini düşünmüyorum. Bu güne getirdiğimiz anlayış ve fikir eskinin mirası olmakla beraber -yani genetik kodlarımızla mutlak kader gibi görünmesine rağmen- özgür iradeyle değiştirebildiğimiz ve ileriye götürmek için eylemde bulunduğumuz eklektik bir yapıdır aynı zamanda.
Bin yıl önce hüküm sürmüş insan beyni bugün aynıdır diyemeyiz. Nasıl ki biyolojik olarak değişimlere maruz kalıyorsak zihinsel süreçte de aynı ilerleme ya da bazen gerileme hali beynimizi her an değiştirmektedir. İnsanın o çok bahsedilen bölünmez bütünlüğü her geçen gün parçalara ayrılırken, kalbimizle beynimiz arasındaki bağlantı insan eliyle engellenirken, türlü çelişkiler içinde bitki ve hayvan dünyasını kendi çıkarlarımız için kullanırken ve acımasızca yok ederken nasıl bir uygarlık bize kendimizi bütün hissettirebilir?
Benim bu evrende özel oluşum bana her hakkı mübah görüyorsa ben özel olmak falan istemiyorum. Kaldı ki kendimi bu kadar önemli hissetmem derin hayalkırıklığına da sebebiyet verebilir. İstek ve arzularımın karşılanmaması durumunda egomda oluşacak çatlakları benden başka kim tamir edebilir?Bir makine olmadığımızı biliyoruz. Duygularımız ve buna bağlı olarak korku ve endişelerimiz var. Bir makine gibi işlediğimizi de biliyoruz ki buna bağlı olarak bir toplum ve meslekler grubu bile oluşturmuşuz. O halde temel çelişki özel olmakla hiç olmak arasında bir yerde bizi kendimizden dışarı çıkarırken yine kendimize döndürüyor. Aklımızla evet derken kalbimizle hayır diyoruz ya da tam tersi durumlarda duygularımıza kapılıp rasyonel düşünceyi bir kenara itiyoruz. Demek ki bütünün içinde parçalar var, o parçalar ki birinde arıza çıksa tüm sistem bundan etkileniyor. Tek başına çalışan bir parça olamaz, olsa bile yarım kalır, devreyi tamamlayamaz. Bitki ve hayvan gruplarının dünya üzerindeki etkisi de böyledir. Onları kendimizden ayrı tutup aşağı düzeye çeksek bile onlarla beraber evrim süreci devam edecek. Ama onları yok ettiğimiz ve aşağıladığımız ölçüde biz de yok olma sürecine gireceğiz. Kendi varlığında çaresizce debelenen vahşi hayvanı evcilleştiremeyen insanoğlu kendi sonunu elleriyle hazırlıyor. Ben hayvandan üstünüm dedikçe hayvandan aşağı düşürüyor kendini, henüz eğitemediği alt benliği ona hırsın ve tutkunun en yüksek başarılarını tattırırken iradesinin kontrolünü ilahi güçlere bağlıyor. İyiliği yaratıcısına, kötülüğü dünyaya ve kullarına bağlıyor. Ne gariptir ki günü gelince aynı kötülüğü kendisi yapıyor ve sistemin özünde kötü olduğu gibi bir varsayımla tüm davranışlarını maskelemeyi bir maharet biliyor. Biz artık değişimin farkına varmalıyız. Gerek beynimizin gerek bedenimizin ve ruhumuzun sürekli bir değişim içinde olduğunu ama her an onu daha ileri ve uygar bir seviyeye yükseltmesi gerektiğini kendimizi özel olarak değil de bütünün bir parçası gördüğümüz vakit daha iyi anlayacağız. Çünkü tüm parçalar birbirine bağlı ve bir hata hepimizi yok etme kapasitesine sahip artık.

Hiç yorum yok: