12 Ekim 2012 Cuma

Güneşin Altında 'yeni bir şey' Yok

İnsanların istedikleri gibi yaşamdan kastı birbirlerini taklit etmektir ve her taklit sonu gelmez tekrarlardan ibarettir. İşin ilginç yanı taklitlerin insana keyif vermesidir. Halbuki değişen bir şey yok. Güneşin altında her şey parıldamakta. Yüzyıllar boyu savaşlar bile aynı süreçlerin sonunda çıkmış. Ekonomik bunalımlar, moda trendleri, güldüklerimiz, gülmediklerimiz, teknolojinin gelişimi, tarih kitapları, dedikodularımız, özel hayata olan merakımız vs her şey birbirini tekrarlamış. Tarih gerçekten de tekerrür etmiş fakat hırslar da aynı kalmış. Sahip olma arzusu, savaşma dürtüsü, taklit yoluyla kendine kimlik kazanma anlayışı bugün bile geçerliliğini koruyor ki değişim çağımızın adı olmasına rağmen..Artık farklı olan fark ediliyor ve yaşama şansına sahip. Farklılık bile aynılıktan geçiyor. Trajik olan da bu sanırım. Sadece bir modeli geliştirmek değişim olarak nitelendiriliyor ve aynı sıkıcı süreç devam ediyor. Özgür yaşıyorum diyenler bile fikirlerini kopyeliyor, bu şekilde para kazanmak için bin takla atıyor. Zekiyim diyenler bile başkalarının üstüne basarak zirveye çıkıyor. İstediğimiz gibi, kendi kontrolümüzde dediğimiz yaşam bu mu gerçekten? Keyif aldığımız, her gün aynı esprilere gülmekten yorulmadığımız, her gün aynı yapmacık ciddi suratla işe gittiğimiz ve bardak bardak çay kahve içmekten midemizin bulanmadığı, her dakika ve her saniye internet takipçisi aradığımız o çok zevkli yaşam bu mu? hmm, gerçekten çok orjinal..

Hiç yorum yok: