4 Ekim 2012 Perşembe

Gerçek Gündem

Dünyanın her geçen gün umutsuz bir duruma sürüklendiğini görmek aynı şartların oluştuğu 1930 yılı ve sonrasını düşünmeye zorluyor insanı. Büyük Depresyonun yaşandığı bu yıllar sonun başlangıcı olmuş. Özellikle sonrasında yaşanan Dünya Savaşı, Hitler gibi liderlerin durumu daha da vahim hale getirmesi gerek psikolojik gerek sosyolojik açıdan toplumu galeyana getirmiş, büyük değişimler de bu yılları takip etmişti.
Acaba sürekli bir savaş tehdidiyle yaşadığımız şu günlerde sadece biz mi tehlike ve belirsizliklerle boğuşuyoruz? Görünen ve aşikar olan şu ki tüm dünya çok daha zor günleri yaşayacak olmanın ağırlığını şimdiden kendi ülkesinde hissediyor. Birçok Avrupa ülkesi iflasın eşiğinde. Biz kendimizi Orta Doğunun lideri hikayeleriyle bir süre kandırdık. Sanki dünyada meydana gelen gelişmelerin hep uzağında kalacakmışız gibi! Yeni bir döneme girerken hiçbir devlet sıkıntıdan bağımsız olamayacak ve pek tabi yeni gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacağız. Başka yerdeki sorun zincirleme bir etkiyle tüm rahatımızı alt üst edecek. Dengesiz globalleşmenin sonuçlarını yaşayacağız bir bakıma..Eşit gibi görünen eşitsizlik durumlarının daha da derinleştiğini ve bunun sonuçlarının dünyayı iflasa sürükleyeceği günlerin yakın olduğunu düşünüyorum. Artık rol yapmanın ve pembe hayallerle toplumu aldatmanın sonuna gelindiğini görüyoruz. Kendi iç sorunlarımız içinde boğuşurken dıştaki gelişmelerin de kaçınılmaz olarak içine çekiliyoruz. Hiçbir politikacı ya da aydın dediğimiz kesim bu vakitten sonra gereksiz konuşmasın. Çünkü artık sözler değil durumlar konuşulacak. Kaynakların her geçen gün azaldığı, gelirin düştüğü, doğal gıdaların tükendiği, havanın suyun zehirlendiği günlere kapı açıyoruz ister istemez. Allah sonumuzu hayır etsin..

Hiç yorum yok: