Saklanmanın en zahmetsiz yollarından biri de fazla açık olmaktır. Her ne kadar açık olmak samimiyet belirtisi olsa da durup düşünmek lazım. Neden bu kadar dürüst ve yalansız diye sormazlar mı? Bence dürüstlük ve açık sözlülük en kolay aldatma yolu. Karşıdaki insan verileni alacaktır ve siz pazarlama yeteneğiniz de iyiyse hayal gücünü istediğiniz gibi yönlendirirsiniz. Evet, dürüstler ve hep doğruyu konuşanlar uzman politikacılardır. Yol saptırma ve fikir yönlendirme o kadar basit değil elbette. Kalben dürüstlerin bulunduğu yerde daha da zor olabilir. Fakat uzman deneyim kazanmışsa olan kime olur dersiniz? Tabi ki gerçek iyilere! Harcanan taraf yalansızlığı çıkarlarına alet etmeyenler olacaktır.
Kendini satmanın yaygınlaştığı günümüzde amaca ulaşmak için çeşitli metotlar üzerine değerlendirme yapılıyor. Piyasada sözü geçen yığınla kitap var. Hiçbirini okumadım ama yine de tahmin edebiliyorum bu taktikleri. Çünkü uygulayanlar bir hayli çok. En basit örneği kıskandırma. Hedef kişiye hissettirmeden ne yapılır, ne anlatılır? Yeni tanıdığım biri bu taktiği uygularken dikkat ettim. Sadece gözlem yaptım ilk önce, seçtiği kelimelere, durumlara ve kişilere baktım. Gerçekten de açık sözlü bir insan. Taktik analizi yapmıyor olsam hemen kanabilirim ona. Kısaca bu arkadaş kilit noktayı görmemi sağladı. Daha küçük yaşlarda zaten öğrenmiştim ama şu anki bakış açım daha farklı. Artık geçmişi değerlendirirken bugün olanları daha net görüyorum. Sözünü ettiğim arkadaş kendini tamamen ortaya koyarken ihtiyaçlara odaklanıyor. Kendinden ziyade karşı tarafın ihtiyaçlarına hassasiyet düşünceli ve ince fikirli olduğunu gösteriyor! Elbette ilerleyen zamanlarda bu durumu daha iyi anlatacağım. Fakat şu anda durum tahlili yaparken kendimi bilim adamı gibi hissettim! Gün geçtikçe ruhaniyet üzerine yeni fikirler üretiyorum.
Amaca zahmetsizce ulaşmanın birinci şartı demek ki ihtiyaçları görebilmek ve değerlendirme yaparken olası durumlara etkisini düşünmek. Somut bir örnekle şöyle anlatayım: Benden hoşlanan bir erkek beğenisini dile getirirken önce kendi egosunu öne çıkarmak için uğraşıyor. Neden? Çünkü beğenilmesi ve talep görmesi arzulanacak kişi olmasına bağlı! Evet, tam da bu noktada erkek, imalı yollardan gücünü ve zekasını ispatlayacak. Biliyor ki kadının ihtiyaç duyduğu pohpohlanmaktan ziyade karşısında güçlü bir erkek görmek. Kadını tanımanın ve isteklerini anlamanın önemini tecrübeleriyle kavramış bir zat. Henüz kadını tanımayanlar bu kadar tehlikeli değil. Ama onlar da ihtiyaç analizi yaparsa ikinci hassas noktayı bulmuş oluyorlar. Bu da her koşulda ilgi görme ihtiyacı. Duygular üzerine oynayan bir erkek kendini sunduktan sonra, ikinci aşamada kadının yalnızlığını hedef alır. Çünkü bilir ki kadınlar hep yalnızdır ve hatalı bir düşünme tarzı da olsa çok sıkıldıklarını düşünür! Gerçekten de ruhen huzursuz birçok kadın bu ilgiyi candan karşılar. Ve son aşamada ikna olmuş bir kalp ve aldatılmış bir beyin olarak her iki taraf da halinden memnun oyun dekorunu hazırlamış olur. Kısaca böyle. Açık olan taraf çoğu zaman erkektir. Çünkü toplum olarak kadının açık sözlü olması hoş karşılanmaz; bu yüzdendir ki çoğu kadın gizemli olmak ve kalmak için çırpınır durur. Bunu da kendine iş sayar! Doğal olarak erkek açıklığının ardına saklanır ve her sözünde koruyucu,kollayıcı ama bir o kadar güvensiz, dolambaçlı yollara girer. Gerçek bir kadının tek bir arzusu vardır: gerçek bir erkek! J Kendi yüzünü saklamayan, güçlü görünmek için ego savaşına girmeyen, kadının en doğal ihtiyaçlarını silah olarak kullanmayan ve aşkı sınıflandırma yapmadan yaşayan bir erkek. Öyle biri yok mu? Sorular,sorular..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder