Gerçekten sevmek, yani birini zerresine kadar sevmek, karşı tarafın da bunu hissetmesini sağlamak en tahrik edici duygu olmaktan öte cinselliğin ve hazzın en üst seviyesidir. Sevişmelerin tadının kalmadığı bir zamanda böyle sevgi var mı bilmem. En azından severek sevişmenin tadına varanlar mutlu bir azınlığı oluşturuyor. Keşke ben de o azınlıktan biri olsam! Aşka ve tutkuya inancım olsa da gerçek bir sevginin mümkün olmayacağını düşünenlerdenim. Her durumda sevgiyi geri plana itecek unsurlar var. Bu yüzden, uzaktan da olsa sevgiyi hissetmek lüks haline gelmiş günümüzde. Karşılıklı çıkarların işlediği ticaret dünyasında evlilikler dahil her tür ilişki ortaklık kurmaya yönelik, kar amaçlı kurumlar halini almış. Bana göre, evlilik bile resmi kumarhane! Geliri, gideri, vergisi, çalışanı, çalışmayanı derken amaç kurumu en üst seviyede kar eder hale getirmek. Aksi takdirde iflas kaçınılmaz: boşanma. Kısaca, severek evlenmeyi beklemek ahmaklık gibi görünüyor. Aslında maddi açıdan desteğe ihtiyacı olanlar için gerçekten öyle. Özellikle fakir toplumların en önemli yarası evliliği bulunduğu durumdan kurtulma, sınıf atlama, ya da kabul görme çabası olarak görmesi. Cinsiyet ayrımının çok da net olmadığı günümüz dünyasında kadınlar kadar erkekler de eşini seçerken maddi refaha önem veriyor. Her an nereye borcum var diye durup düşünmektense taraflar, sevmeden de olsa, rahat hayat sağlayacakları bir evliliği tercih ediyor. Mantıksız olan bu tür ilişkilerde bin takla atılması; oyunlar hazırlanması ve sevgiyi parodi haline dönüştürme arzusu. Sevgi yoksa neden yoktan var etmeye çalışıyoruz ki? Bence hayatın en büyük dramı sevgiyi bile beş kuruş etmeyecek oyunlara alet edip anlamını değiştirmek; ayrıca bunu toplumlara pazarlamak. Alın işte, sevgi bu, daha çok alışveriş daha çok komedi! Ağlanacak halimize yiyip içip gülüyoruz durmadan. Bunu da en ciddi halimizle yapıyoruz, hiç sulandırmadan. Yoksa anlaşılır ciddi olmadığımız. O zaman ne kız verirler, ne statü, ne de para. Ağır ol ki adam desinler diye boşuna ömür tüketmemiş eskiler. Yani bir yandan hayatın tadını çıkarıyormuş gibi görün, bir yandan da attığın imzalarla ciddiyetini kanıtla. Falso vermeye gelmez bu durumlar. İmza atmakla iş bitmez yine de; üstüne bir de “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” tutumu gösterilir. Yani daha çok talep edeceksen karşı tarafı ürkütme hemen. Önce biraz koklat ki av düşünce duruma bakarsın. Evet, yazık ki evlilikler bile bu anlamda kördüğüm olmuş. Ben iktidar mücadelesine gireceksem ve bunu sözüm ona çok sevdiğim kişiye kanıtlayacaksam; ayrıca fedakarlık erdemini teselli yapacaksam kendime, hiç uğraşmadan yolun başından döneyim. Kalbim ve ruhum o kadar güçlü değil.
Sevginin zerresini hissettim bugün; ne mutlu bana, tüm bu hesaplardan uzak bir sevginin ilk tomurcukları. Ama hiçbir zaman açmayacak bir çiçek o sevgi…çok üzgünümL
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder