Politikayı sevmezdim. Artık nefret ediyorum. Gün geçmiyor ki yediğimiz içtiğimiz politikaya alet olmasın! Güç konusunda söylediklerim bu konu için de geçerli. Zaten güç başlı başına politik kimlikle alakalı olmaya başladı. İkili ilişkilerde ve dengelerde güç ve politika ayrılmaz bütün sanki. Siyaset günlük hayatın içinde normal görülüyor; hatta tüm kurumlar ve tüm insan ilişkileri bu sınırlar içinde yaşanıyor. Eşitlik söylemleri sadece görünüşten ibaret. Kişisel menfaatler ve grubun çıkarları karşılıklı etkileşim içinde. Bu gruptan değilsen mutlaka öteki gruptan olmalısın! İsyan edilecek bir durum ama çaresizlik ve egemen grubun haksız uygulamaları insanı ister istemez kamplaşmaya zorluyor. O yüzden içinde bulunduğum ortam çekilesi değil; sevmiyorum, sevemiyorum. Üçlü beşli gruplar kendine göre hak arayışına giriyor; girsinler. “Hak verilmez alınır” sözüne sonuna dek katılıyorum fakat neden uzlaşamıyoruz? Neden hep karalama ve karşı atakla güç kaybediyoruz, üzülüyoruz ve hırpalanıyoruz hayat boyu? Ve neden tüm bu gruplar adaleti, dini ve tüm ahlaki değerleri kendine yontuyor? Rahatsız olduğum halde bugün bir gruba destek verdim. İyi ki verdim diyorum bir yandan. İstediğim bir şeyi yaptım. Ortada bir güç varsa çoğunluktan çıkar; ve çoğunluk haklıysa etkili olması beni de mutlu eder. Bu açıdan huzurluyum. Huzursuz olduğum taraf toplum içinde üstüme yapışmış, önyargılı, kesin çizgileri olan bir etiketle algılanmak. İnsanı insan olarak görememe beceriksizliği tüm kurumlara sinmişken yapabileceğim hiçbir şey yok. Ülkemi, işimi, cinsiyetimi, bana ait olan ve beni ben yapan her şeyi severim; savunurum. Yeter ki bir yerde insanların birbirine destek olduğunu görebileyim. Ne acıdır ki destek olmak bile politik, iki yüzlü çıkar ilişkilerine dayanıyorken nasıl adil bir sistemden bahsedebilirim? Kişiliğimi, dünyaya bakışımı, beğenilerimi ve arzularımı başkaları belirleyecekse yani bir kalıp içinde yaşamak gerekecekse ben bu ortamı terk ederim. Daha iyisi var mıdır? Kesinlikle olduğuna inanmıyorum. Üzüntümün nedeni birilerini inciterek, yaralayarak devam edeceğiz yolumuza, her yerde ve her şekilde. Mutlaka, elde olmadan birini mutsuz etmek fikri hoş değil. Tabi ki herkesi kabul edecek değilim ya da onay görmek için onay vermek zorunda da değilim. Bunu çoktan anladım. Sadece güzel duyguların bile yaşama ihtimali varken kasıtlı olarak yok edilmesi moralimi bozan. Dini görüşü ya da siyasi düşünceyi güç sağlamak için kötüye kullanmak en haince davranış. Buna rağmen kavgaların,haklıların ve sözüm ona ahlaklıların adil dünyasında bir nebze de olsa nefes almak mümkün. Nasıl mı? Yalnızlığı doyasıya yaşayarak! Evet, ömrümün sonuna dek yalnızlığı tercih ederim. Yine, yine ve yine..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder