Anı yaşamak ya da günü yakalamak söylemi modern anlamda ‘her şeye boş ver; sonuçları düşünmeden yaşamana bak’ anlamına gelmese de kasıtlı olarak yanlış yorumlanan felsefelerden biridir. Asıl anlamı,bence, gelecek üzerine felaket senaryoları kurmadan yaşadığın günün tadını çıkar ve kendini boş kuruntularla yorma demektir. Kişisel yorumlar değişebilir. Sorumluluktan kaçan biri için bulunmaz nimettir; ve kendini haklı çıkarmak için bu cümleyi kurmak ve gerçekten de alkışlanmak işten bile değildir! Yine de kötü niyetli olmayıp hem sorumluluk sahibi hem de yaşamın anlamını bilen kişiler için ciddi olarak ele alınması gerekir. Ömür hızla geçiyor. Sorumluluk alsak da almasak da zaman geçecek. O halde bugün aklımızı meşgul edip boşuna üzüldüğümüz şeyler de geçecek. Kalan sadece o an yaşanılan güzel hatıralar. Evet, her şey mükemmel olmayabilir. Hayatın yükü o kadar binmiştir ki küçük anlar bile kaybolur gider aradan. Buna rağmen çay içerken sadece çay içmeyi düşünmek bile büyük maharettir. Denizi seyrederken sadece dalgaları görmek; dalga dalga gelen sorunları değil! J Küçük anları biriktirerek rahatlamak, endişeleri ve şüpheleri yok saymak değil. Para biriktirmek, harcamak, aile geçindirmek, anne-baba olmak mutlak şartlar olsa bile bu akşam izlediğiniz filmin tadını çıkarmaya engel değil.
Görev ve sorumluluklardan sonsuza dek kaçamayacağımı biliyorum. Er ya da geç kabul edeceğim anne olmayı; belki isteyeceğim eşime yemek yapmayı…belki yalnız başıma ölüp gideceğim yarın. Her ne olursa olsun; şu anda bu yazıyı yazarken düşüncelerimi yazmanın huzurunu duyacağım. Yarın ben olmazsam biri bulur; okur ve beni anlar diye. Anı yaşayanlardan olamıyorum. Hep yanlış anlaşılmanın kuruntusu içimi kaplıyor. Boşver deyip geçemiyorum; ciddi olduğumu düşünmeleri daha önemli sanki. Bu endişeler ve tereddütler içinde bulunduğum toplum tarafından şekillendirilen düşünce kalıpları. Kabul etmesem de bazı kuralların dışına çıkmayı göze alamıyorum; daha başka bedeller olacağını biliyorum ve hala kaçıyorum işte. Bakalım nereye kadar kaçacağım? Günü yakalamaya çalışırken neleri kaybedeceğim; günü yakalayamadığım için nelerden feragat edeceğim? Genç yaşta çok şeyi gördüm; öğrendim fakat sonuçları kestirmek hala mümkün değil. Şimdilik ben de biriktiriyorum. Yediğim yemeğin doyulmaz tadını, bana aşık birinin iltifatlarını, aynaya bakmanın zevkini, gece yastığa başımı koyduğumda huzur içinde olmayı ve daha birçok güzelliği biriktiriyorum…hem bugünüm hem de yarınlar için…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder