31 Ağustos 2012 Cuma

B


bölük pörçük beklentilerin belirsiz boşluğunda beliren bilginin bitmeyen bahsinden büyülenen bizler bilgisizlikte biçare bildiğimizi birbirimize belirtmek isteriz ama hangi bilgiyi?

Denizler

düşlerin defteri düşünceleri değiştirir, düşünceler değiştikçe dinlenir, dünyayı dolaşan dalgalar gibi durgun, dosta düşmana seslenir: dertlerin devası denizlerdedir

Sonra

yağmurdan sonra toprağı dinle, 
geceden sonra gündüzü dinle, 
alacakaranlıkta serinde, 
kainatın müziği var sevinçle..
pencereden bakma, çık dışarı toprağı kokla, 
her yağmur damlasında 
toprağın hakkı var unutma

Gözlük

kadın uzağı görmez, erkek yakını, 
bu durum iki cinsin dengeleyici yanı, 
biri bakarken öteki fark etmez, 
aynı yöne bakmazlar, yanlış kanı; 
bir gözlük gerekir onlara, 
ayar edecek zor zamanda, 
biri takar öteki bırakırsa, 
bulanır görüntü bir anda

Eğitim

eğitim insanı adam etmez, her tahsilli adap nedir bilmez, 
içten gelecek terbiye, sevmeyecek bilgiyi yanıma kâr diye; 
bilgi insanı akıllı etmez, her alim sevgi nedir bilmez, 
içten gelecek muhabbet, kıymeti yok sevginin laf olsun diye

Vecizeler


gençlik seviyor mazeret, işi gücü şikayet, soruyor nedir nezaket, bu nesil Allah'a emanet..!

bin takla atar etmek için kar, her dileğinde cin fikir yatar, var mı sözünde bir karar, ha yaşamış ha ölmüş, neye yarar?

herkeste varmış mantık, faydasını anlatamadık, bizde akıl sandık sandık, kime kalmış, kim kaybetmiş, anlayamadık..

bu hayat kaygan zemin, adı kalmamış sevincin, neredeyiz, ne haldeyiz, bilinmez, izini kaybetmişiz gerçeğin..

her günümüz refah, mutluluk içinde ferah, günahlar olmuş mübah, galiba olmayacağız iflah..

bazıları besili, dilinde hep bir temenni, cebindedir bir eli, bitmez hiç tavsiyesi..:)

gençliğin merakı şiddet, nereye baksan hezimet, var mı cinayete icazet, hayatın kusuru atalet

büyücünün Kehaneti, mucizenin Kerameti, evliyanın Nefesi, zaten unutmuşuz Adaleti, terketmişiz Selameti..

derdimiz günümüz Mahşer, aslında içimizde Şer, yaşanacak gün varsa Eğer, kayıp bir hazine Beşer...!

Allah'ım bendeki nasıl yetenek, her şeyi vermişsin verecek, bu hazine tükenmeyecek, korkuyorum göz değecek............!!!!!!

zaman zaman esiriyim kibrin, yine de hizmetkarıyım fikrin, gönül elbet bilir kendin, uyanırım hemen düşmanıyım kinin..:)

işlerimiz hasır altı, bazen oluruz duman altı, uğursuzdur merdiven altı, bu hayatta pozitif ne kaldı:)

gün geçmiyor ki bir vaka, satıyor herkes caka, gidiyoruz ite kaka, bu dünyanın hali ne ola..?

Sessizlik

kimi laf yarıştırır, kimi kafa karıştırır, 
kimisi var lafla sataşır, kimisi lafa karışır, 
aslında bizi sessizlik yatıştırır

Aforizmalar


düşmanın sözleri değil, dostun sessizliği hatırlanır..

Azrail'e davetiye göndermiş, en süslüsünden...!

Kem küm eder, sözden bihaber; Eser, gürler; gönlü derbeder..

Ahir zaman yaklaşmış; Keloğlan'ın saçı çıkmaya başlamış, Robin Hood malikane almış..

geminin kaptanı can yeleklerini suya atmaz..

kıştan şikayet etmeyiniz, yakacak bunca kütük varken..

100 kişi mi dünyanın malı, dünya mı 100 kişinin malı?

takvimlerin yok olduğu tek yer, kutup noktaları..yaz tatiline gitsem mi acaba:)

Hep Yek, Hep Yok, Zar tutma boşuna, bu oyunun sonu yok..

dünyanın döndüğü falan yok; insanlar dönüyor..

Konuşamadığımdan değil, konuşmayı bildiğimden konuşmuyorum..

Körler sağırlar birbirini tekmeler..

laf cambazı uyumaz; uyutur..

Özdeyişleri özünden ayırmam, o derece saygılıyım kelimelere..

Beyin çorbası, beyin fırtınasından iyidir, hele bir de çorbada tuzunuz varsa, mmm tadından yenmezz..!

Kentli bir münzevi diyor ki: "Takıl bana, hayata küs; etti seni cehennemlik bu lüks !"

Dedektifin elinde Dedektör, Define Adasından dert yanıyor..,Masallar Alemi işte..

gaz lambasından pozitif enerji alıyorum,..

niye sıkılayım ki sıkıntının ta kendisiyim:))

laf salatası yapıyorum bol ekşili;)

Flaş,flaş,Doğrucu Davut 9.köyden politikaya atılmış! Yanında Bezgin Bekir'i görmüşler..

Evvel zaman içindeyim, rahatsız etmeyin..:)

Çok gururlandığım bi şey var: Çok mütevaziyim! :)

Yürüyen merdivenlerden yukarıya doğru koşmak ideali, ..nasıl? bugünlerde bunu yaşıyoruz.

müzik, harikalar diyarında kilitsiz bir kapıdır.

Çok düşünen kafayı yerse, düşünmeyen de bunar..Deli olmayı tercih ediyorum!

Gri

Avantayı kapmış çekilmiş köşeye, 
Bas bas bağırıyor, grileşin diye
gemi su almış, batıyor; 
yüzer gibi yapıyoruz biteviye..

Trafik

Zat, zevat, yine karıştı malumat..
Allah'ın günü bir vukuat
Ehliyet, ruhsat, gider otobanda son sürat; 
Haraç mezat, hurdalıkta oldu azat

Akıllı

her şey hipnotize, acaip senkronize, 
ben uyumsuzum kardeşim, benden size ne..?
akıllı adamın aklı adamakıllı!

Ateş

Ben önce akılda varım, ÖZ , 
sonra gönülde akarım, KAN , 
toprak gibidir varlığım , BEDEN , 
sevdikçe yanar coşarım , HAYAT

İroni


"bu parametreler dahilinde size paradoksal bir imgelemde prezente olacak kompozisyonumu ifade etmek isterim.." ( bunu yazan: Türkçe'yi seven biri)

Hayır


birbirine kıyan eller 
Allah'tan hayır bekler; 
hayrı yok ki kendine, 
Allah'tan ne ister?

hürmette hile varsa, 
istemem dünyanın saygısını, 
hünerde kibir varsa, 
neyleyim aşkın kaygısını?

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Yürümek


yolu bilmeyip yol soranlara 'biliyorum' diyenler ne ahmaktır, 
yolu bilip yol soranlara 'bilmiyorum' diyenler ne budaladır..

bazı semboller konuşmaz, sadece işaret eder, 
her sembolü anlamaya çalışan işaret edileni görmez, 
işaretleri anlayan önündeki yolu bilmez, 
yolu bilen de yorulur, yürümez

Yüklem

her sistem kendine fanatik, 
her cümle biraz devrik,
anlam bütünlüğü olsa da 
her senaryo çok bildik..,
görmezden gelmiş özneyi, 
küçümsemiş nesneyi, 
ne kaldı geriye sanki, 
bir yüklem... o da yüklenmiş cümleyi

Gülerek

yoklar ülkesi oldu memleket, 
kimine şenlik kimine hasret, 
nerede varsa tasa dert, 
çeker milletimiz severek..
haksızlık yapılmış olsun, 
bizim gönlümüz hoş olsun, 
sineye çeker anlarız, 
unuturuz gülerek

İki Yamaç

kişi giderek yoksullaşır 
her varlıkta kendini aratır 
yapay gereksinimler yaratır 
oysa varsıllık ve yoksulluk aynıdır..
bir dağın iki yamacıdır 
bir taraf güneşliyken 
diğer yamaç karlıdır

Takıntı

yarış çılgın yarışan bıkkın 
rakibine dargın yorulmuş belli hırçın..
ödül uğruna esiri hırsın 
hırslandıkça kendine kırgın, 
bu da geçer hilesi takıntının

Git

işlerimiz mesleğimiz yaşamsal ereklerimiz, 
tatilimiz, ekmeğe mahkum hareketimiz, mecburiyetimiz, 
alın terimiz ürettiklerimiz,..duvarlara astığımız ceketlerimiz,..
erzak biter,eşya eskir, amaç yenilenir, ev yine kapıyı gösterir, 
kazan, taşı yükünü getir, nesneler tüketilmek içindir, ..ev git der

Nitelik

dünya bir solunum cihazına bağlı ve sürekli ilaç veriliyor, toprak günü kurtarıyor, nehirler çıkış yolu arıyor, ..doğanın ölümü kökten bir değişimi getiriyor ..fakat..ekolojik insan bitmeyen kibiriyle- beyin ölümü gerçekleşmiş olmasına rağmen- evreni yönetmek iddiasında ısrarlı
değişim yolu kafadan değil mideden geçiyor çünkü çoğunluğa göre 'düşünmek karın doyurmaz' ve sahip olmak için hareket gerekir; bu hareketin niteliği önemsenmediği için para, toplum haline geldi ve zorunlu olarak toplumu dağıtmaya başladı.

28 Ağustos 2012 Salı

Seçim

en iyi varoluş şekli intihardır ama o kadar canlı değiliz, 
yaşarken ölümü seçmişiz,..
en iyi yok oluş şekli yazmaktır ama o kadar cesur değiliz, 
yaşarken korkuyu seçmişiz

Dönüş

çölde görülür en güzel serap,
susuz çaresiz teselliye muhtaç,
okyanusun tuzağıdır girdap,
çeker kendine gayesiz harap,
ve böylece tekrarlanır sefer,
sesin yankısıdır çölün sancısı,
varlık kendine er geç döner,
dönme dolap sıkıntısı

Felsefe

İstibdat döneminde istiareye yatıp istemsiz olarak istiflemiş olduğu tüm istihbaratı istisnai bir istifadeyle istişare eden kişi isteklerinden istifa etmiş, sizce ne kadar istekli, rüyada mı,istenç konusunda istençsiz mi?

İlham

adım bilinmese de olur, 
cümlelerim adımı yaşatacaksa, 
ilhamın uykusu gelmez, 
bilinç uykuda olsa da...
adlara takılan ilhamı kaybeder, 
hapsolur maddeye, 
uyanıkken de uyur ihtiyaç diye

Vahşet

hisleri ölmüş beşerin, 
iyilik namına adı vahşetin, 
çıkmaz sokağında gerçeğin, 
suskundur çığlığı dehşetin; 
başladı bir devir, adı Kıyım, 
sessizlikte büyür acı adım adım, 
insanın insana yaptığını, 
gözler görmez, ses vermez, 
gerekir mi tanım

Naçar

konuştuğumuz sanki duvar, 
ne pencere ne kapı var, 
iki kulak iki göz ama, 
görmez işitmez, naçar 

Müjde

can sürümek bir günde, 
bitişe yürümek her sürgünde, 
ve her sabahın gülüşünde, 
başlamak söze sevinçle,...
böyledir can tükenir, 
her gözde acıyı tüketir, 
ve yine büyür içinde, 
her sabahın müjdesinde

Yalan


medeniyet bekçisi ham, 
ortalık kaynıyor yamyam, 
kapıldık gidiyoruz bir tarafa, 
yağmur gibi yağıyor yalan..

bir bak dünyaya pespaye, 
kapmış herkes bir paye, 
kime sorsan yaşamak gaye, 
ölmeyi bilen var mı şevk ile

Bir

Toprağın kıpırtısı Filiz, 
gövdesinde ağacın bıraktığı İz, 
uykuda insan hep Sevgisiz, 
biz aslında toprakta Biriz

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Hidayet


arıyoruz Hidayet, 
nasibimiz Cinayet, 
yarabbi nereye İstikamet, 
insana gerek İnayet...!

hani nerede Güven, 
var mı saklandığı yeri bilen, 
birileri var birbirine söven, 
en sonunda dizini döven

İZ


herkeste varmış mantık, 
faydasını anlatamadık, 
bizde akıl sandık sandık, 
kime kalmış, kim kaybetmiş, anlayamadık..

bu hayat kaygan zemin, 
adı kalmamış sevincin, 
neredeyiz, ne haldeyiz, bilinmez, 
izini kaybetmişiz gerçeğin

Fikir


Ekmek kadar önemli Fikir, 
fikir yoksa ekmeğe muhtaç Fakir, 
görmesek de kimseyi Hakir, 
dert kalmasın isteriz insana Dair

Teknik

Sıcak gündem nasıl soğutulur? Önce kaynayan gündeme biraz ılık su ekleyin,daha sonra bir tutam tuz ve yağı koyup gerekli malzemeyle karıştırın. Kalori hesabını da yaptınız mı gündem kendiliğinden soğur!

Yem


oynanır her gün körebe, 
hadi saklanın köşeye, 
aman gözünüzü açmayın, 
mutluluk sunacağız sizlere..

kumarbaz önünü görmez, 
hep geriye bakar, 
ama bu da onun kurnazlığıdır; 
bilir ki balıklar da sadece yemi görür, 
oltayı bilmez

Gibi

kedi gibi tırmalar, 
tilki gibi düşünürdü, 
maymun gibi zıplar, 
papağan gibi konuşurdu,..
yine de insandı...öldüğünde

Selamet


Kulun dirisi muteber, 
ölü gibi yapar ezber, 
insan insana uymazsa, 
ne yapıversin kader?

büyücünün Kehaneti, 
mucizenin Kerameti, 
evliyanın Nefesi, 
zaten unutmuşuz Adaleti, 
terketmişiz Selameti

Hazine


Herkesin dilinde Ahlak, 
neymiş acaba bi Sorsak?...
karlı bir iş galiba, 
bizde mi alıp satsak?

derdimiz günümüz Mahşer, 
aslında içimizde Şer, 
yaşanacak gün varsa Eğer, 
kayıp bir hazine Beşer

Ev

her lafımı raflara yerleştirdim, 
bu gidişle raflara sığmayacak sözlerim, 
duvarlar olsun kağıdım kalemim, 
evimi böyle döşemeliyim

Merak

nasıl göründüğümüz değil ne diyeceğimiz merak edilmeli, ne diyeceğimiz değil nasıl söyleyeceğimiz önemsenmeli.., kimse aslında ne söylediğimize bakmaz, nasıl ifade ettiğimize odaklanır

Gelmesin

hepimiz dedik ki insan olmaya...
insan olmak için çaba harcamaya...
ne olursa olsun gelmesin,...
o zaman ne anlamı kalır çabanın, 
insan olmak yolunda

26 Ağustos 2012 Pazar

Unutmak

bir kadiri mutlak kapalı ve gizli, 
tek dileğim ondan unutması beni, 
ne kalır cihanda iz tutacak, 
biter her hayal bizim gibi; 
toprak hatırlatır gerçeği, 
saklar kendine tutar her sevgiyi, 
tek dileğim ondan unutması beni, 
her tan vakti ufukta bilsin güneşi

Güven

işinde olduysan ehil, arama kendine delil, 
daha yolun başındaysan, gereksizdir her tahlil; 
başarıya dayanma, ayağın kayar bir anda, 
tahlillere aldanma, yürü kendi yolunda

Ben

Ben, Sen, O... 
Yazan el, söylenen söz, gözleyen güç...
aynı kişinin üç benliğidir, 
birbirinden farklı değildir, 
özne ve nesne ezeli tekilde birleşir, 
ve sonsuza erişir

Dekor

dekorumuz gösterişli, 
şartlarımız elverişli, 
oyuncular debdebeli, 
birbirini izler nedense her dişli..; 
sokan olursa bir çomak, 
kafasına yer bi tokmak, 
sahne bu belli olmaz, 
kime sakat kime tokat

Enkaz

yenisi gelir eskiyi yıkar, 
enkaz devraldık temizlik şart, 
yapar eder çok çabuk yıkar, 
enkazı temizledik eğitim şart

Boşluk

en ağır yük mutluluk, 
talih boyunduruk, 
aslında güzel olan bu ikisi arasındaki boşluk..
o yüzden ne mutlu olurum ne şanslı, 
ne deli olurum ne akıllı

Kedi

her kedicik bir aslan, 
cihana okur meydan, 
aynada kendine hayran, 
aslan görse süt liman..! 
ah bu ne zahmet, 
çok önemlidir hüviyet, 
aynada yok keramet, 
kedicikte azamet

D

doğruların değiştiği devir 
dikkatin dağıldığına dair düşündürür dünyayı...
duyguların destansı dansı.. 
dünün düşüncesi devası...
durdurun dünyayı düşmesin...
dikkatin dehası dünde kaldı

Boşuna

kayalardan aşıyor insan, 
gökyüzüne hükmediyor, 
her şeyi bilip her şeyi dinliyor 
ama durmadan çamura batıyor..
inadına seviyor insan
yıldızlara özeniyor
herkesi duyup herkesi biliyor
ama durmadan öfkeye kapılıyor..

LaBiRenT

her düşünce bir yol...
izler değişir kumda...
her kum tanesi bir kapı...
yaradana çıkar akılda...
dur düşün sessiz ol bir an da...
labirent hiç olmadı düşlerin yolunda.

Sevgi

sevgi beklenmez 
sadece sevilir, 
sevgi bekletmez 
sadece bilinir, 
sevilmek için seviyorsan, 
sorgu sual bekletir 
sevgi silinir

H

hilesiz hislerinde hasretin 
hayretim hançer hayata..
hep ya da hiç hırsıyla hüzün hastası hülyada; 
hangimiz hafıza hangimiz hatıra huzurunda hakkın.. 
hesapsız haksızlıklar haddini aşan dünyada

Fırtına

yine başladı sağanak, 
her yağmur damlası yakarış ..
öfkeli semaya çevrilen her bakış...
kim bilir hangi korkuya sığınak...
yine başladı fırtına, 
şimşek misali korkuya bıçak..
toprağa düşen geceye dalarak..
bir bak semaya yağmurun hatırına.

Zahir

teşekküllü cehalete desen, 
rengi yok anlaşılmaz ne desen..
dil dökme boşuna, kendine muktedir her bilen..
tereddütle bilgiye koşan, 
amacı yok yorulmaz bağırmaktan, 
dinleme boşuna 
kendine zahir her insan